Grubun üyeleri Lee Seung Hoon ve Doo Jin Soo, Türkiye'deki ilk konserleri için Çanakkale'nin yolunu tuttu.
Sahne öncesinde kenti keşfe çıkan ikilinin durakları arasında Çanakkale mutfağı vardı. Sardalya, kelle paça, kokoreç ve peynir helvasını deneyen Lee ve Doo’nun bu keşiften aklında kalanlardan biri ise aldıkları kilolar oldu.
HoonDoo'nun Türkiye hikayesinin asıl başlangıcı aslında sosyal medyada.
Grup, Türkçe şarkıları Korece sözlerle yeniden yorumluyor. Eserlerin önemli bir bölümü, hayranlardan gelen öneriler arasından seçiliyor. Ancak bir şarkının repertuvara girmesi için yalnızca melodisinin beğenilmesi yetmiyor, grubun önce o eserin hikayesine uzanması gerekiyor. Doo bu süreci, "Önerilen şarkıyı araştırıp arka planına, hikayesine bakıp seslendiriyoruz. Ben sözlere bakıyorum, Lee melodiye." sözleriyle anlatıyor.

Opera eğitimi alan ikili için farklı dillerde şarkı söyleme deneyimi, Türkçe eserleri yorumlarken önemli bir avantaj. Lee'ye göre Türk ve Kore müziğinin birbirine en çok yaklaştığı yer ise duygular. İki ülkenin şarkılarında üzüntü ve özlem önemli bir yere sahip. Bu duyguların ifade ediliş biçimleri de birbirine oldukça yakın.
Bu yakınlığın dikkat çekici örneklerinden biri, HoonDoo'nun 30 Ağustos Zafer Bayramı için seslendirdiği "Biz Atatürk Gençleriyiz".
Hayranlarının önerisiyle repertuvara giren marş için Lee, Atatürk ve Türk tarihi hakkında yine takipçilerinden bilgi edinmiş. Eserin sözlerinden çok, başlangıç melodisindeki coşkunun kendilerini etkilediğini dile getiriyor.
Şarkının ardından gelen bir yorum ise Lee'nin hafızasında ayrı bir yer edinmiş: “Siz artık Türk olmuşsunuz."
Doo'nun Türkçe eserler arasındaki favorisi ise "Sarı Gelin". Ona göre şarkı, bir Korelinin duygularını güçlü biçimde yansıtıyor.
Çanakkale'de HoonDoo'nun dikkatini müziğin yanı sıra kentin kendisi de çekiyor. Lee, Seul'ün yoğun temposuyla Çanakkale'nin sakinliğini karşılaştırırken doğayı, insanların neşesini ve nezaketini şu sözlerle ifade ediyor: “Biz Kore'de Seul şehrinde yaşıyoruz. İnsanlar orada çok meşgul ve karışıklığın arasında günler geçiyor. Buraya baktığımızda insanlar mutlu, doğası ayrı güzel. Bu fark bize huzurlu hissettirdi."
Türkiye'deki ilk konserin Çanakkale gibi tarihi güçlü bir kentte gerçekleşmesi de grup için ayrı bir anlam taşıyor. Lee, "Çanakkale gibi tarihi güçlü bir şehirde bir Koreli olarak konser vermek bizim için çok büyük bir gurur." diyerek bu deneyimin kendileri için önemini vurguluyor.
HoonDoo'nun Türkiye yolculuğunda Bayhan'ın da özel bir yeri var. Doo, Türkçe şarkıları yeniden uyarlamaya başlamalarında Bayhan'ın etkisi olduğunu söylüyor.
İki ülke arasındaki bağın müzikten çok daha eskiye dayandığına ifade eden Doo, Kore'de Türkiye'nin "kardeş ülke" olarak görülmesinde Kore Savaşı sırasında Türklerin yaptığı yardımın önemli bir yeri olduğunu belirtiyor.
Haber: Çiğdem Münibe Alyanak, Sevi Gözay Aslan

