Kütahya'da bir çocuk cerrahının hafızasında Gazze, enkazın arasında uçan bir uçurtmadan ibaret kalıyor bazen.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) aracılığıyla geçen yıl bölgeye giden Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Uygun, 65 gün boyunca Gazze'nin kuzeyinden güneyine hastanelerde ameliyata girdi, yıkımın ortasında yaşam mücadelesine tanıklık etti. Dönüşünde beraberinde sadece meslek anıları değil, orada evlendiği Gazzeli hemşire İman Uygun'u da getirdi.

Uygun'un belleğinde en çok iz bırakan sahne ise savaş meydanının tam ortasından, gökyüzünden kalmış. Prof. Dr. Uygun, "Uçakların, dronların uçmasına rağmen sokakta neşe içinde koşturan, top oynayan, uçurtma uçuran çocuklar gördüm. Çarşı içlerinde ve Gazze sahillerinde uçurtma uçuran çocukların görüntüleri bende derin izler bıraktı." diyor.
Ona göre bu sahne sıradan bir çocukluk anı değil, doğrudan bir direniş biçimi. Uygun, "Uçurtma evrensel olarak özgürlüğü ifade eder. Bundan dolayı da işgalci güçler, Gazze'de ne çocukların ne yetişkinlerin neşeyle oynamasına, düğün yapmasına ya da uçurtma uçurmasına tahammül edebiliyor." ifadelerini kullanıyor.
Doktor Uygun, gördüğü tahribata rağmen çocuklarda sönmeyen bir inancın izini sürüyor ve bugün gökyüzüne uçurtma salan ellerin yarın ülkelerinin kaderini değiştireceğine inanıyor: "Çocukların uçurtmalarını vurabilirler ancak oradaki çocukların yaşama ve özgürlük aşkını asla vuramazlar."