Şahinde Ermiş için bir tuvalin karşısına geçmek, yalnızca resim yapmak değil. Bazen kendi çektiği bir fotoğrafa, bazen bir kartpostala, bazen de Zonguldak’ın Alancık köyündeki evinden görünen manzaraya bakıyor. Doğa ve manzaraları tuvale taşırken, yıllar boyunca içinde tuttuğu bir ilgiyi ve yaşama sevincini de renklerin arasına bırakıyor.

Bugün 81 yaşında. Resim yapmaya ise 59 yaşında başladı. Çocukluğundan beri resme ilgisi vardı ancak hayat şartları bu ilgisinin peşinden gitmesine izin vermedi. Evlendi, dört çocuk sahibi oldu. 39 yıl önce çok sevdiği eşini kaybettiğinde ise önünde başka bir hayat vardı: Çocuklarını büyütmek, okutmak ve ayakta kalmak.
Eşinin ölümünün ardından psikolojik olarak zor günler geçirdiğini anlatıyor. Yine de hayat devam etti, o da çocukları için devam etti.

Yıllar sonra, televizyonda ünlü ressam Bob Ross’a rastladı. Ross’un kısa sürede doğa resimleri yaptığı programları izlemeye başladı. Anlattıklarını dikkatle dinledi, nasıl çalıştığını takip etti. Çocukluğunda ertelemek zorunda kaldığı resim merakı yeniden karşısındaydı. Bu kez ertelemedi.
Bahçe işlerinden kalan zamanlarında resim yaptı. Evini kendi atölyesine dönüştürdü. Fırçasıyla çalıştıkça resimleri çoğaldı. İlk sergisini 44 yağlı boya tabloyla açtığında resme başlayalı yalnızca iki yıl olmuştu.
Aradan geçen 22 yılda yaptığı tablo sayısı 80’e ulaştı. Her resimde başka bir mutluluk bulduğunu söyleyen Ermiş, yıllar içinde kendisini geliştirdiğini anlatıyor: "Bob Ross’u izlerken anlattıklarına çok dikkat ettim. Zamanla daha güzel resimler ortaya çıkmaya başladı."

Resimlerini görenlerin şaşırması da onu gülümsetiyor. Damadının bir tablodaki ağacı göstererek, “Resimdeki ağacın bir dalını yapamam. Sen nasıl yapıyorsun?” dediğini anlatıyor. Ama onun için mesele ne kadar iyi resim yaptığı değil. Tuvalin karşısında hissettiği şey daha önemli.
İçimde hala yaşama sevinci buluyorum. Allah ne kadar ömür verdiyse güzel yaşamak istiyorum. 81 yaşında olmama rağmen resim yapmayı seviyorum ve yaparken mutlu oluyorum.
Şimdi yıllar boyunca yaptığı eserlerden bazılarını 15-17 Eylül’de Zonguldak Güzel Sanatlar Galerisi’nde yeniden sanatseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor.
Kaç tablo daha yapacağını bilmiyor. Bildiği tek şey, elinin fırça tutmasına sağlığı izin verdiği sürece tuvalin karşısındaki yerinden vazgeçmeyeceği: "Sağlığım elverdikçe yapmaya devam edeceğim."
Belki de onun için yaş almak bazı şeyleri bırakmak değil, vakti geldiğinde başlamaktan korkmamak.

