Umay Gür, hayvanları çok seviyor.

Bu merakı, annesi Selin Elif Gür'ün hayvanları eline almasıyla başlamış. Önce annesini izlemiş Umay, sonra birlikte canlıları incelemişler. Onlara dokunmaya, bazılarını eline almaya kadar ilerlemiş.

Böcekleri eline alırken korkmuyor. Bazılarının kendisini gıdıkladığını, bazılarının ise değişik ve sevimli sesler çıkardığını söylüyor. En sevdiği ise teke böceği. “Teke böceği çok şirin oluyor. Bir de çok tatlılar” diyor Umay.

Umay'ın annesi Selin Elif Gür, biyolog. Ailenin doğaya ilgisi, Umay'ın da küçük yaşta canlıları gözlemlemesine zemin hazırlamış. Başlangıçta videoları yalnızca birlikte inceledikleri canlıları bir anı olarak saklamak için çekmişler. Ancak bir çekirge videosunun gördüğü ilgi, onları daha fazlasını üretmeye yöneltmiş.

Amaçları yalnızca içerik üretmek değil. Böceklerden korkan insanların bu canlıların zararsız olduğunu görmesini ve çocuklarda doğaya karşı farkındalık oluşmasını sağlamak istiyorlar.

Gür, sosyal medyanın çocuklar için yalnızca olumsuz içeriklerden ibaret olmadığını, doğru kullanıldığında merak duygusunu destekleyebileceğini söylüyor.

Umay da videolarını takipçileriyle paylaşmaktan ve onlara örnek olmaktan hoşlanıyor. Arkadaşları hangi canlıları çekmesini istediklerini söylüyor, Umay da onların önerilerini değerlendiriyor.

Böcekleri öldürmesinler. Çünkü böceklerin de doğa için önemli bir görevi vardır, her böceğin...

Annesine göre doğayla iç içe büyümek, çocuklara yalnızca canlıları tanımayı değil merak etmeyi, sorgulamayı ve sabretmeyi de öğretiyor.

Umay'ın ise yaşıtlarına bir önerisi var: “Böceklerden korkmayın. Bunlar zararsız türler.”

Doğadaki canlıların korunması gerektiğini savunan Umay, büyüyünce ne olmak istediğini de şimdiden biliyor: “Veteriner. Hayvanları çok sevdiğim için...”