İstanbul'un yüzde 44'ü ormanlarla kaplı ve bu, kentin sanılandan çok daha vahşi olduğu anlamına geliyor. Karaca, kızıl geyik, porsuk, çakal, kurt, yaban kedisi, tilki ve sansar gibi türler Kuzey Ormanları başta olmak üzere kent sınırları içinde yaşamını sürdürüyor. Bu yoğunluk, İstanbul'u Marmara Bölgesi'ndeki doğal yaşam ağının kritik bir halkası haline getiriyor.

AA

Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı DKMP 1. Bölge Müdürlüğü, bu görünmeyen yaşamı stratejik noktalara yerleştirdiği fotokapanlarla izliyor. Harekete duyarlı sistemler hayvanları rahatsız etmeden çalışıyor. Kayıtlarda kurt sürüsü hareketleri ve iki kızıl geyiğin boynuz boynuza güç mücadelesi gibi anlar da yer alıyor.

AA

Fotokapanlarla kaydedilen görüntüler doğrudan koruma politikasına dönüşüyor. Elde edilen veriler türlerin popülasyon takibinde, mevsimsel hareketlerinin çözülmesinde ve kaçak avcılıkla mücadelede kullanılıyor. Kızıl geyik ve karaca envanterleri bu sayede düzenli tutulabiliyor.

AA

Koruma çalışmaları da rastgele değil, yönetim planlarına bağlı yürütülüyor. Nesli tehlike altındaki şah kartal gibi türler için ayrı eylem planları hazırlanırken, üretim istasyonları ve okullarla yürütülen farkındalık çalışmaları da bu stratejinin parçası. Program İstanbul dışında Sakarya, Kocaeli ve Tekirdağ'ı da kapsıyor.

AA

İstanbul aynı zamanda 397 kuş türüne ev sahipliği yapan küresel ölçekte önemli bir göç koridoru. Kentin doğal alanları yalnızca kara memelileri için değil, göçmen kuşların dinlenme ve beslenme rotaları için de uluslararası önem taşıyor.