97 yaşındaki sanatçının ölümü, kendi şirketi Yayoi Kusama Inc tarafından bugün yapılan açıklamayla duyuruldu.

Kusama'yı sıradan bir sanatçıdan ayıran temel özellik, en derin kişisel acısını doğrudan evrensel bir sanat diline çevirebilmesiydi. 1929'da Matsumoto'da doğan sanatçı, zorlu bir çocukluk yaşadı.

Küçük yaşta başlayan çiçeklerin birden çoğalıp; duvarları, tavanı ve kendi bedenini kaplaması, hatta onunla konuşmaya başlaması gibi halüsinasyonlar onu derinden etkiledi. Kusama bu görüntülerden kaçmak yerine onları çizerek bir başa çıkma yöntemi geliştirdi; bu çocukluk deneyimi, kariyeri boyunca işlediği "kendinden geçme" ve sonsuzluk temalarının doğrudan kaynağı oldu.

Zuhal Demirci · AA

"Infinity net" adını verdiği, tuvali baştan sona kaplayan devasa nokta desenleriyle döneminin minimalizm ve pop-art akımlarına özgün bir yorum getirdi. Ancak sanatçı, yıllar boyunca fikirlerinin dönemin ünlü beyaz erkek sanatçıları tarafından sahiplenildiğini ve kendisinin sanat tarihinden büyük ölçüde silindiğini her fırsatta dile getirdi.

1966 Venedik Bienali'nde davet edilmeden sergilediği binlerce aynalı topdan oluşan enstalasyonu, yetkililerin müdahalesiyle kapatılmıştı.

Zuhal Demirci · AA

1973'te New York'tan Japonya'ya dönen Kusama, yakın dostu sanatçı Joseph Cornell'in 1972'deki ölümünün ardından ağırlaşan ruhsal sorunları nedeniyle 1977'de kendi isteğiyle bir Tokyo psikiyatri hastanesine yerleşti. Kusama bunu bir son değil, üretime devam edebileceği bir istikrar kaynağı olarak gördü. Hastaneden her sabah yakınındaki atölyesine gidip akşama kadar çalışmaya devam etmesi, onun disiplinini ve sanata olan bağlılığını en çarpıcı biçimde ortaya koyan yönlerden biri oldu.

1990'ların başına gelindiğinde adı neredeyse unutulmuşken, 1993 Venedik Bienali'nde Japonya pavyonu için hazırladığı, küçük kabak heykelleriyle dolu aynalı oda büyük beğeni topladı ve kariyerinde yeni bir dönemin kapılarını araladı.

Zuhal Demirci · AA

2000'li ve 2010'lu yıllarda "Infinity Mirror Room" serisi, rengarenk ışıkları ve fotoğraf çekmeye elverişli yapısıyla sosyal medya çağının en çok paylaşılan ve en çok ziyaret edilen sanat deneyimlerinden birine dönüştü; 2024'teki Avustralya sergisi, ülke tarihinin en çok izlenen sergisi olarak kayıtlara geçti.

Sanat dünyasının kendisini nasıl konumlandıracağını hiçbir zaman önemsemediğini söyleyen Kusama, ölümünden sonra nasıl hatırlanacağını tahmin edemediğini belirtmiş ve dışarıdan biri olarak kalmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etmişti.

Zuhal Demirci · AA