Dar bir kitle tarafından benimsenen ve ömrü çoğunlukla kısa olan bu geçici akımlara, "mikro trend" deniliyor.
Mikro trendler, özellikle TikTok, Instagram ve benzeri platformların kullanıcıların içerikle etkileşim biçimini değiştirmesiyle gündelik hayatın daha görünür bir parçası haline geldi.
Belirli bir giyim tarzı, makyaj biçimi, dekorasyon anlayışı, yiyecek veya yaşam tarzı kısa sürede binlerce kullanıcı tarafından taklit edilebilirken, aynı hızla popülerliğini kaybedebiliyor.
Sosyal medya algoritmaları, kullanıcıların ilgi alanlarına göre içerikleri öne çıkararak belirli trendlerin kısa sürede daha fazla kişiye ulaşmasına zemin hazırlıyor.
İçerik üreticileri ve markaların da dahil olduğu bu süreçte, bir akımın ortaya çıkışı ile yaygınlaşması arasındaki süre giderek kısalırken, kullanıcıların yeni trendlere yönelme ve onları tüketme hızı artıyor.
Mikro trendlerin yalnızca dijital kültürle sınırlı kalmadığı, tüketim alışkanlıkları üzerinde de etkili olduğu değerlendiriliyor.
"Yeni" ve "popüler" olana kısa aralıklarla yönelme, kullanıcıların sahip oldukları ürünleri veya benimsedikleri tarzları hızla değiştirmesine neden olabilirken, sosyal medyada görünür olma isteği de bu döngüyü destekleyebiliyor.
"Genç nesiller, kendilerini ifade etme konusunda sosyal medyaya güveniyor"
St. Mary's Üniversitesi Sanat, Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi İletişim Çalışmaları bölümünden Profesör Katherine Hampsten ve İletişim Bilimleri bölümü öğrencisi Camila Berumen, mikro trendlerin nasıl ortaya çıktığını, neden bu kadar hızlı yayıldığını ve kullanıcı davranışlarını nasıl etkilediğini AA'ya değerlendirdi.
Profesör Hampsten, genç nesillerin, kendilerini ifade etme konusunda sosyal medyaya güvendiklerini söylüyor. Bu neslin mikro trendlere gösterdiği ilgiyle onların tüketim alışkanlıklarına ve süreç içerisinde şekillenen kültürel değerlerine ilişkin pek çok bilgi edinilebileceğine dikkati çekiyor.
Berumen de mikro trendlerin çok daha kısa ömürlü bir moda akımı, popüler hale gelen bir ürün ya da estetik olarak tanımlanabileceğini belirtiyor. Mikro trendlerin sosyal medyadaki popülerlik süresinin birkaç hafta ila 3 ay sürdüğünü vurguluyor.
Mikro trendlerin hızla yayılmasında "hayranlık uyandıran özelliklere sahip" içerik üreticilerinin etkisi var
TikTok ve Instagram gibi sosyal medya platformlarının tüketim alışkanlıklarını tamamen değiştirdiğine işaret eden Berumen, günlük sunulan içerik sayısının bu zamana kadar hiç görülmemiş bir hızda arttığına dikkati çekiyor.
Berumen, sosyal medyada sürekli yeni ve ilgi çekici bilgiler sunulduğunu anlatıyor ve ekliyor: "Bu platformlardaki algoritmalar, sürekli hızlı tempoda ekran kaydırma (scrolling) yapmamız nedeniyle daha kısa formatlı içerikleri ön plana çıkarıyor. Bu nedenle, izleyicilere daha kısa içerikler, daha kısa videolar sunuyorlar çünkü izleyiciler bu tür içeriklere olumlu tepki veriyor. Bu da şu anlama geliyor; belirli bir konu hakkında insanların beğendiği kısa bir video yaparsanız, bu içerik yüksek sıklıkta öne çıkarılmaya devam edecek."
Sosyal medya ile ortaya çıkan "anlık tatmin" kavramına değinen Berumen ve Hampsten, mikro trendlerin hızla yayılmasının gençler üzerinde "hayranlık uyandıran özelliklere sahip" içerik üreticilerinin etkisiyle bağlantısına işaret ediyor.
Algoritmalar, sürekli hızlı tempoda ekran kaydırma (scrolling) yapmamız nedeniyle daha kısa formatlı içerikleri ön plana çıkarıyor. İzleyicilere daha kısa içerikler, daha kısa videolar sunuyorlar çünkü izleyiciler bu tür içeriklere olumlu tepki veriyor. Bu da şu anlama geliyor; belirli bir konu hakkında insanların beğendiği kısa bir video yaparsanız, bu içerik yüksek sıklıkta öne çıkarılmaya devam edecek.
"Sosyal medyadan uzaklaşmak da bir trend haline geldi"
Berumen'e göre, sosyal medyadan önce bu akımlar magazin dergileri üzerinden ilerliyordu. Ama şimdi, çok daha büyük ölçekte ve çok daha hızlı bir tempoda gerçekleşiyor. Aradaki fark ise sosyal medyanın milyonlarca insana görme, izleme ve taklit etme imkanı sunması. Buna karşılık, tek bir unsurun birkaç gün içinde küresel bir fenomen haline gelmesi.
Sosyal medya profillerinin, kişiyi "bir nevi marka haline" getirdiğini dile getiren Berumen, insanların yeni tanıştığı bir kişiyi hemen sosyal medya platformlarında aratmasının yaygınlaşmasına da değiniyor.
Berumen ve Hampsten, hiç bitmeyen hızlı değişim döngüsünden ve tüm bunların günlük hayatta bu kadar hızlı şekilde tüketilmesinden kaynaklanan bir tür yorgunluk oluşmaya başladığının altını çiziyor.
Hızlı tüketim alışkanlıklarının, kişilerin sosyal medyadan uzaklaşmasına da yol açtığını anlatıyor Berumen ve sözlerini şöyle tamamlıyor: "Bence bu biraz ironik çünkü son zamanlarda fark ettiğim kadarıyla, bu durumun kendisi bir trend haline geldi; analog medyaya yönelme, telefondan uzaklaşıp yapacak başka şeyler bulma gibi. Bu durumun kendisi bir trend haline geldi. Ancak bunun nedeni, son birkaç yıldır kendimizi kaptırdığımız dijital alandan uzaklaşmaya çalışmamız."
