Köşe yazısında yapay zeka kullandığını açıklayan ABD'li milyarder yatırımcı Druckenmiller'e göre bu bir kusur değil. Dahası artık her şeyi böyle yazdığını, bunun matematikte hesap makinesi kullanmaktan farksız olduğunu söylüyor.
The Wall Street Journal’ın yorum sayfaları editörü Paul Gigot ise gazeteleri açısından belirleyici unsurun metnin hangi araçla yazıldığı değil, yayımlanan görüşün gerçekten yazara ait olması olduğunu belirtti.
Ancak bu yaklaşım Amerikan basınında ortak kabul görmüyor. Nieman Journalism Lab tarafından yapılan incelemeye göre The New York Times, The Washington Post ve Financial Times gibi yayınlar, misafir yazarlar da dahil olmak üzere üretken yapay zeka ile hazırlanan köşe yazılarına yönelik kısıtlayıcı politikalarını sürdürüyor. Gerekçe ise okur güvenini, şeffaflığı ve yazarın güvenilirliğini korumak.
Yapay zeka tartışması artık yorum sayfasına taşınıyor
Yapay zeka tartışması gazetecilikte uzun süredir haber sayfası üzerinden yürüdü; doğrulama, kaynak, telif. Bu vaka tartışmayı yorum sayfasına taşıyor. Orada okurun satın aldığı şey bilgiden ziyade, yargı; yani doğrudan imzanın kendisi. Bir yazının kim tarafından yazıldığı, ilk kez metnin niteliğinden bağımsız bir soru haline geliyor. Gazeteler için yeni soru ise şu: Bir köşe yazısında önemli olan metnin nasıl yazıldığı mı, yoksa altında yer alan imzanın sorumluluğu mu?
Nieman Journalism Lab'in bir hafta sonra 24 büyük Amerikan gazetesiyle yaptığı tarama, WSJ'in bu tavırda yalnız kaldığını gösteriyor. Bu tabloyu Gelecek'te ayrıca ele alıyoruz.
